Türkçe Teknik Kitaplar Neden Okunmuyor?

Kitap satış sitelerine baktığımızda pek çok konu hakkında kitabın yanında elektronik ve bilgisayar bilimlerine dair kitapların oldukça düşük bir satış oranına sahip olduğunu görürüz. Gerçi akademik kitaplar ve diğer üniversite ders kitapları da aynı durumda olsa da günümüzde elektronik ve yazılımın popülerliği yanında yine oldukça düşük satış oranlarına sahip olmaktalar. Bunların belli başlı sebeplerini önceki makalemde kısmen bahsetsem de bu makalede sadece bu konuya yönelik tespitlerimi ayrıntılı olarak sizlerle paylaşacağım.

Benim yazdığım “Arduino Eğitim Kitabı” internet eğitimlerine rakip olmaktan çok bu eğitimlere kaynaklık etmiş durumdadır. Kitabın yayımlanmasının ardından internette çeşitli Arduino eğitimlerini incelediğimde kitabımdan esinlenildiğini veya en azından bu eğitimcinin kitabımı okuyup öğrendiğini ve bu usulde bir eğitim hazırladığını bir yazar olarak rahatça fark ettim. Bu benim açımdan sevindirici bir vaka olmakla beraber kitabın amacına yönelik nitelikle olduğunu da göstermektedir. Çünkü bir kitap Youtube, Udemy veya internet sayfalarındaki eğitimlere rakip değil onlara kaynak olacak seviyede olmak zorundadır. Bir kitap sizin için nihai kaynak olmakla beraber bunun içinde diğer yerlerde bulamayacağınız nitelikte bilgilerin yer alması gereklidir. Diğer kaynaklar sizi tatmin etmediği zaman kitabın sizin tatmin etmesi lazımdır.

Türkçe kitapların asıl sorunu ise burada başlamaktadır. Pek çok madde sayabilsek de bunların başında zikredeceğimiz mesele Türkçe kitapların çoğunun doğru birer kaynak olamayacak nitelikte olmasıdır. İngilizce kitaplarda ben asla bu durumu müşahede etmemekteyim. Örneğin İngilizce Youtube videolarına, Udemy eğitimlerine, blog yazılarına ve pek çok internet kaynağına baksak da bütün bunlardan sonra kitaplara baktığımızda yine bizi tatmin eden ve yeni öğreneceğimiz bir şeylerin olduğunu görürüz. Yani bütün bu kaynakları dolaşsak da yine de bizim bilgimize bilgi katacak ve başvurmak zorunda kaldığımız kitaplar mevcuttur. İngilizce kitaplar arasında aşırı giriş seviyesinde ve İnternet kaynakları ile aynı yüzeysellikte kitapların olduğunu muhakkak bilmeniz lazımdır. Ama o kitaplar da içeriğin kalitesi, dil ve anlatım ve orjinallik ile diğer eğitimlere rakip olacak seviyededir.

Yine de bazı Youtube videolarının ve videolu eğitimlerin hatta internetteki eğitim makalelerinin bazı İngilizce kitaplardan daha iyi olduğunu görebiliriz. “Çöp kitap” dediğimiz kavram her dilde ve her ülkede geçerlidir. Bu kitaplar varlığını kitap okuyan kitlenin büyüklüğüne borçludur. Eğer kitap okumayan bir kitleye kitap okutmak istiyorsanız o kitlenin kitap okumasını mecbur bırakmalısınız. Bunu ülkemizde tatbik etmenin yolu size gerçekten konuyu öğretecek eğitselliğe sahip ve kaynak olabilecek derecede geniş içeriğe sahip bir kitap çıkarmaktır. Bu tarz kitapların ülkemizde pek çok baskıyı gördüğünü ve okurlar tarafından tavsiye edildiğini görmekteyiz. Ayrıca bu tarz eğitim kitapları bir teknolojinin ülkemizde yaygınlaşmasına önayak olmaktadır. Örneğin Serdar ÇİÇEK hocanın CCS C kitabı ülkemizde CCS C’nin kullanım alanını yaygınlaştırmış ve bir kitle meydana getirmiştir. Bu tarz kitaplar ülkenin teknolojik ilerlemesine katkıda bulunacaktır.

Eğer Türkçe teknik kitaplar giriş seviyesinde, sıfırdan başlayanlara yönelik, yüzeysel ve “popüler kitap” seviyesinde olursa yani çok satılması kaygısıyla kaliteden ödün verilirse günümüzdeki İnternet kaynakları karşısında elinde bir koz olmayacaktır. Bu durumda yayıncılar gelişen teknoloji karşısında oldukça zor duruma düşecektir. Günümüzde yaşanan da aslında budur. Günümüzde her ne kadar krizden ve maliyetin artmasından dolayı kitaplara ciddi bir miktar zam gelse de okurlar kitaplara tamamen sırtlarını dönmüş değil. Kitaplardan beklentileri zamdan önce de zamdan sonra da hemen hemen aynıydı. Hatta şimdi okur kitlesinin daralması gerçek okur kitlesini de meydana çıkarmaktadır. Bu aynı akademik nitelikte bir bilim kitabını okuyanlar ile popüler bilim kitabını okuyanlar arasındaki fark gibidir. Artık okurlar akademik kitap diye popüler bilim kitabı okumak istememekte.

Kitapların kaynak kitap niteliği taşıması gerektiğini ve en ileri seviye bilginin yer alması gerektiği konusunda fikrimizi belirttiğimize göre bu nitelikte kitabı yazacak yazarın yeteri kadar olup olmadığını tartışabiliriz. Ülkemizde zaten bu konular hakkında kitap yazan yazarlar az olduğu gibi bir kalite kontrolden geçirdiğimizde olması gereken nitelikte yazarların ise oldukça az olduğunu görüyoruz. Üstelik Türkiye’deki yayınevi sistemi ise yazarlara olması gereken telif ücretlerinin çok çok aşağısında bir ödeme yapmakta. Telif ücretinin oldukça komik rakamlar olmasına karşın kitap fiyatlarının bu kadar yüksek olmasını beklememeniz gerekir değil mi? Bu alanda gerçekten kaliteli kitapları yazacak yazarlar bile şartlardan dolayı kitap yazmak istemeyecektir. Bu durumda Türkçe kitap piyasasının önümüzdeki yıllarda daha zor günleri yaşayacağını öngörebiliriz.

Bizi Facebook grubumuzda takip etmeyi unutmayın. Bilgili ve öğrenmeye hevesli bir topluluk oluşturmak istiyoruz.

https://www.facebook.com/groups/1233336523490761/

 

Gökhan Dökmetaş

"Arduino Eğitim Kitabı" ve "Arduino ve Raspberry PI ile Nesnelerin İnterneti" kitaplarının yazarı. Başkent Teknoloji ve Dedektör Merkezi'nde Ar-ge Sorumlusu. Araştırmacı-Yazar.

You may also like...

1 Response

  1. Mehmet dedi ki:

    Türkçe kitaplarda yazı karakteri büyük resim sayısı fazla. Aslında kelime sayısı olarak hesaplansa ancak yarısı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.