Bilgisayar Bilimleri -7- Bilgisayar Yazılımlarının Tarihi (2)

Üçüncü Nesil Yazılım (1965-1971) 

Bilgisayarı yavaşlatan etkenler arasında yapı taşının teknolojisi, bellek teknolojisi, çalışma frekansı gibi etkenlerin yanı sıra insanı da saymamız gerekecektir. İnsanlar bilgisayarın hızına yetişemediğinden bir noktadan sonra bilgisayarlar insanlar yüzünden yavaş çalışır hale gelecektir. Günümüzde dahi ilk defa bilgisayar kullanmayı öğrenen biri bilgisayar kullanmayı bilen birinin 5 dakikada yaptığı işi bir saatte yapabilmektedir. O dönemlerde bilgisayarlar hangi programı çalıştıracağı, hangi işi yapacağı konusunda insanın denetimine muhtaç haldeydi. Yazılan programın çalıştırılması mesele olmasa da örneğin kullanıcıdan bir değer girmeyi bekleyince bilgisayar bütün işlemleri durdurup kullanıcı değer girene kadar bekliyordu. Bu durumda arka planda programların çalıştırılması, görevlerin önceliklerine göre ayrılması ve ayrı ayrı programların aynı sistemde çalıştırılması gibi ihtiyaçlara yanıt verecek işletim sistemlerine ihtiyaç duyuldu. Önceki ilk iki nesilde araçlar sadece programı derleme üzerine iken derleyici programın yanında işletme programları yer almaya  başladı. Bir kullanıcı bir terminalden bilgisayarı kullanırken çoğu zaman bilgisayar boşta bekliyordu. Bu bilgisayarlara pek çok terminal bağlanarak çok daha fazla kullanıcı aynı bilgisayarın işlem gücünden faydalanabilirdi. Böylelikle bu yazılımlar sistem gücünü paylaştırmaya yönelik olarak geliştirilmeye başlanmıştır. Yine de aynı kullanıcılar aynı anda işlem yapmaya kalkınca paylaşımdan dolayı bir gecikme söz konusu olabilmekteydi. Günümüz bilgisayarlarında ise görev yöneticisini açtığımızda pek çok programın yürütüldüğünü görürüz. Bu programlar belli bir işlem önceliğine göre yürütülse de aynı anda render işlemi yaparken oyun oynamamız mümkün değildir. İşletim sistemi işlem gücünü paylaştırsa da işlem gücü sabit kalmaktadır.

İlk nesillerde programcı ve kullanıcı arasında bir ayrım yoktu. Bilgisayarı kullanan kişi aynı zamanda kullanacağı programı da yazmakla mükellef idi. İkinci nesilde bu sistem programcısı ve uygulama programcısı olarak ayrılsa da üçüncü nesilde artık genel maksatlı uygulamalar yazıldığından uygulama programcısı ve uygulamayı kullananlar arasında bir ayrım yaşanmaya başlanmıştır. Artık programlama bilgisi gerekmeden hazır yazılmış programı kullanabilmenin önü açılmıştır.

Dördüncü Nesil (1971-1989)

1970’lerde programlama teknikleri gelişmiş ve yapısal programlama adında mantıksal ve disiplinli bir programlama yönelimi ortaya çıkmıştır. Pascal ve Modula-2 gibi programlama dilleri yapısal programlama prensipleri kullanılarak tasarlanmıştır. BASIC dili ise kullanıcılara yönelik basit bir dil olarak kullanıldığı gibi günümüzde halen ciddi bir kullanıma sahip olan C dili de bu dönemde tasarlanmıştır. C dili istenildiği takdirde düşük seviye işlemlere ve Assembly komutlarına izin verdiği için ciddi bir esneklik sağlamıştır. Ayrıca ilkel işletim sistemleri artık çok daha gelişmiş ve kuvvetli bir hale gelmiştir. UNIX işletim sisteminin yanında IBM-PC için PC-DOS ve sonrasında MS-DOS geliştirilmiştir. UNIX işletim sistemi günümüzde kullanılan Linux ve Macintosh işletim sistemlerinin MS-DOS ise Windows işletim sisteminin öncüsü olmuştur.

Artık kullanıcılar ile programcılar kesin bir çizgi ile birbirinden ayrılmıştır. Yine de kullanıcıların tamamen programcılıktan uzak olduğunu iddia edemeyiz. Günümüzde kullanıcıların çoğu programlamaya dair bir şey bilmese de o dönemler programlamaya daha yakındı. En azından kullanıcı olarak başlayan pek çok kimse programcı olarak devam edebiliyordu. O dönemlerde satın alınan bir ev bilgisayarı üzerinde BASIC yorumlayıcısı ile gelmekte ve kullanıcılar BASIC üzerinde basit programlar yazarak bilgisayarı kullanmaya başlamaktaydı. Elbette binlerce bilgisayar yazılımının ve oyununun satıldığı mağazaları da unutmamak gerekir. Artık her işe özgü programlar yazılmış ve kullanılmaya başlanmıştır. Tablolama, kelime işlem, veri tabanı gibi ofis programlarının atası olan programlar profesyonel alanda kullanılmaya başlanmıştır.

Beşinci Nesil (1990-Günümüz)

Bu nesil yazılımların ortak noktası artık tekelleşmenin hissedilmesidir. Büyük yazılım firmalarının işletim sistemleri daha önce kullanılan onlarca farklı işletim sisteminin önüne geçmiş ve x86 ile PowerPC mimarisi olarak iki mimari bilgisayarlarda kullanılır hale gelmiştir. Yazılımda gelen yeniliklerden biri ise nesne tabanlı programlamanın yaygınlaşması ve World Wide Web’in ortaya çıkmasıdır. Nesne tabanlı diller vasıtasıyla artık daha karmaşık programlar daha kolay halde tasarlanabilir hale gelmiştir. Artık kullanılan programlama dilleri bilgisayar uygulaması yazmak ile sınırlı kalmamış Web programcılığı, mobil cihazlar gibi farkı sistemler gibi farklı teknolojilerde kullanılır hale gelmiştir. Ayrıca 90’lardan itibaren Java ve PHP gibi iki büyük dilin ortaya çıkışı dikkate değerdir. 90’lardan itibaren artık bilgisayar yazılımları GUI (Grafik Kullanıcı Arayüzü), İnternet, 3D gibi teknolojileri kullanır hale gelmiştir. Grafikler CGA ve EGA gibi renk ve çözünürlüğü oldukça düşük iken VGA ile büyük bir merhale katetmiştir.

 

Buraya kadar bilgisayarların ve bilgisayar yazılımlarının tarihinden bahsettik. Artık tarihi bir kenara bırakıp en temel konuları anlatarak konumuza devam edeceğiz.

Bizi Facebook grubumuzda takip etmeyi unutmayın. Bilgili ve öğrenmeye hevesli bir topluluk oluşturmak istiyoruz.

https://www.facebook.com/groups/1233336523490761/

Gökhan Dökmetaş

"Arduino Eğitim Kitabı" ve "Arduino ve Raspberry PI ile Nesnelerin İnterneti" kitaplarının yazarı. Başkent Teknoloji ve Dedektör Merkezi'nde Ar-ge Sorumlusu. Araştırmacı-Yazar.

You may also like...

1 Response

  1. Murat dedi ki:

    Beni Balkan harbi zamanlarına götürdünüz azizim. Sene bin üç yüz küsur.
    3. nesilden 4. nesile geçişte TSR programlar kapıyı araladı. Öyleki ekranda saati ve tarihi gösteren bir program yazdığınızda programdan çıkmadan başka bir işlem yapamıyordunuz.
    Ekranın köşesinde saat tarih olsun, bende BASIC program yazayım diyemiyordunuz. Anlık mesajlaşma programının kenardan sizi taciz etmesi bir yana kopyala yapıştır veya ekran görüntüsünü kaydetmek büyük problemdi. Terminate and Stay Resident programlar bu ihtiyacı karşıladı. Sidekick isimli olanı çok kullandım, inanılmaz özelliklerinden bazıları şunlardı; not defteri, hesap makinası, takvim, ASCII tablo.
    Virüslerin ortaya çıkması TSR ların gelişmesinde (ve çoklu işlev-multi tasking) en büyük etken oldu.
    TSR ların gelişmesi hafıza ihtiyacını artırdı. 512 Kbyte gibi muazzam bellek seviyelerine çıkmamız gerekti. 🙂
    Yani bu aşamadan sonra virüsler bilgisayarları geliştirdi.
    Selamlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.